denizliyatagan
  SOKRATES
 

"Mutlaka evlenin, karınız iyi çıkarsa mutlu, kötü çıkarsa filozof olursunuz." Sokrates
 
 
Sokrates M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı düşünür, filozof.
 
Eski Yunan felsefecisi, filozofu ve düşünürü Sokrates, M.Ö. 470 yılında Atina'da doğmuş ve M.Ö. 399 yılında Atina'da ölmüştür.
 
  1. Birşeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.
  2. Bilgi ruhun gıdasıdır.
  3. Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır.
  4. Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.
  5. Bilen insan kötülük yapmaz.
  6. Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, baskasına dost olması nasıl beklenir
  7. En faziletli insan, rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.
  8. Endişelerinizden kurtulmak istiyorsaniz , yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.
  9. Fazilet, ruhun güzelliğidir.
  10. Felsefe hayretle başlar.
  11. Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.
  12. Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir.
  13. Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.
  14. İnsan bildiğini öğrenir.
  15. Kadın erkekle bir kez eşit hale geltirildi mi, artık ondan üstün olur.
  16. Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?
  17. Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.
  18. Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.
  19. Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez.
  20. Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz,yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.
  21. Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.
  22. Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
  23. Tek bildiğim hiçbirşey bilmediğimdir.
  24. Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.
İdam edilmeden önce karısı Xanthippe derki;

-Ama sen suçsuzsun (suçsuz yere idam ediliyorsun)
der. Sokrates de
-Be kadın, suçlu olmamı mı yeğlerdin?
diye sorar



Eski Yunan filozoflarının en büyüklerinden biri olan Sokrat (Socrates) M. Ö. 470 yılında Atina'da doğmuştur.

Sokrat'ın öğretim sisteminde görüş ve fikirlerinin kendi tarafından kaleme alınması,yazılı eserler verilmesi olmadığından, hakkında bildiklerimizi başka kaynaklara borçluyuz. Bu kaynaklardan biri,onun ünlü öğrencilerinden General Ksenophon, öteki de Sokrat'ın söylediklerini felsefi diyaloglarına aynen alan Eflatun'dur.

Sokrat'ın hayatının ilk dönemleri tam anlamıyla bilinmemektedir. Daha ötesi, bazı yorumcular, "Anabasis" yazarı Ksenophon'la Eflatun'un felsefî dialdglarına pek güvenemeyeceği inancındadırlar. Bunlara göre, bir asker olan Ksenophon'un Sokrat'ı gereğince anlayabilmesi sözkonusu değildir. Eflatun'a gelince, Sokrat'a karşı duyduğu büyük hayranlık nedeniyle kendi fikirlerini ona mal etmiş olması düşünülebilir.

Babası heykeltraş annesi bir ebe olan Sokrat, zamanın temel bilgilerini gençlik çağındayken öğrenmişti.Geometri,müzik, astronomi konularını derinlemesine biliyordu. Beden eğitimine de ilgi gösterdiği, askerlik hizmetlerindeki zorlu dayanıklığı ve başarılarıyla anlaşılmaktadır.

Çok basit giyinen ve gösterişsiz,basit bir hayatı sürdüren Sokrat, günlerini Atinalı vatandaşlarla, özellikle dostlarından ve hayranlarından oluşmuş çevrelerde yaptığı konuşmalarla geçirirdi. Bu konuşmalar, onun öğretisinin, fikirlerini ve görüşlerini yayma sisteminin pratiğe dökülmüş bir uygulamasıydı.

Konuşmalarında ortaya çok basit gibi görünen sorular atan,böylece giriş yapan Sokrat,bu sorulardan en karmaşık kavramların, fikirlerin çözümleme ve açıklamalarına varırdı. Sokrat insanların kendi istemleriyle kötü olduklarına inanmıyordu. İnsanlara iyiliğin ve mutluluğun öğretilebileceği kanısındaydı.

Daha yukarda da değindiğimiz gibi, öğretim sistemi "dialog"lara,karşılık konuşmaya dayanıyordu.Atina'nın zeytinlik, defne ağaçlarıyla gölgeli bahçelerinde, meydanlarda, sokaklarda yapılan gezintiler esnasında bir yandan da "karşılıklı konuşmalar" halindeki derslerini verirdi.

İnsanların koyduğu kanunlara tanrıların kanunlarından daha çok önem ve değer veren Sokrat, acılı sonu gelip çattığı zaman da bu tutumundan dönmedi. Açık fikirliliği,dobra dobra konuşması,bağnazlığa karşı ve çıkarcılıktan uzak oluşu ona çok düşman kazandırmıştı. Bunların arasında önemli, etkili kişiler de vardı. Bunlar, Sokrat'ı tanrılara karşı gelmekle, gençlere yanlış, zararlı fikirler aşılamakla suçladılar.

Sokrat duruşması esnasında tutumunu değiştirmedi, açık sözlülüğünü sürdürdü. Kendini suçlayanları gülünç durumlara düşürdü. Ölüm hükmü verildiği zaman da,kaçıp kurtulması için önerilen planları kabul etmedi. Acılı dostlarını bizzat teselli etti, yüreklendirdi. Kendine sunulan baldıran otu zehirini cesaretle içti.
 
KAYNAK : http://www.rehberim.net/forum/bilim-424/87804-sokrat-kimdir.html
 
B ütün insanlık tarihinin en saygın kişilerinden birisi olarak tanınan Sokrates de aslında bir sofisttir. Atina'da doğmuş (M.Ö. 470) ve iyi bir eğitim görmüştür. Babası, onu kendi mesleğinde, yani bir heykeltıraş olarak yetiştirmek istediği halde, Sokrates felsefeye ilgi duymuştur. Meydanlarda, tiyatrolarda ve yollarda felsefî tartışmaların yapıldığı bir ortam içinde böyle bir istek gayet doğaldı. Sokrates, aritmetik, geometri, astronomi ve politikaya ilişkin yeterli düzeyde bilgiye sahipti. Çok basit bir yaşam sürmüştü. Her ne kadar görüşlerinin çok etkili olduğu kabul edilmişse de, hiçbir yapıt kaleme almamıştır. Onu iki öğrencisi, Platon ve Ksenofanes'in yazdıklarından tanımaktayız.

Sokrates diğer sofistlerden çok farklıydı. Düzenli bir öğretim yapmıyor ve öğrencilerinden ücret almıyordu. "Kendini bil!" ilkesi doğrultusunda, düşünürlerin bakışlarını evrenden insana çevirmişti. Evreni anlamlandırmadan önce kendimizi anlamlandıralım; "Biz kimiz?" bu sorunun yanıtını verelim diyordu. Bu nedenle, yalnızca bir tarlayı ölçebilecek düzeydeki geometri bilgisini yeterli buluyor, daha zor matematik problemleriyle uğraşmanın yararsız olduğuna işaret ediyordu. Ona göre, insanlara, pratik ahlak kurallarını öğretmek daha isabetli olacaktı. Böylece Sokrates, kuramsal bilim ve uygulamalı bilim tartışmasını da açmış oluyordu.

Sokrates ilk anlambilimcidir; anlamları belirlenmemiş kavramların ve terimlerin kullanılmasının sakıncalarına temas etmiştir. Her çeşit bilgide, kavramların ve terimlerin açık ve seçik bir biçimde tanımlamalarının yapılması gerektiğini savunmuş olması, dolaylı yoldan da olsa, bilimin ilerlemesine küçümsenemeyecek ölçüde katkıda bulunmuştur.
 
KAYNAK : http://www.turkcebilgi.com/sokrates_kimdir/ansiklopedi

 
Ünlü düşünür Sokrat’ın başından geçen ibretlik bir hadise vardır. O dönemin kokuşmuş düzenine karşı mücadele eden Sokrat’a yargıçlar; “Neden tanrılarımızı inkâr ediyor ve ilahlarımızı reddediyorsun? Bundan vazgeç ve özür dile, seni affedelim” dediklerinde Sokrat; “Tek Tanrı inancını reddederek yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim.” yanıtını verir, ardından yargıçlar; “Madem öyle bu inancı kalbinde sakla, konuşma, sus ki seni affedelim” derler, bu teklif karşısında Sokrat’ın tarihi yanıtı ise çok anlamlıdır; “Susturulan kişi, idam edilmiş demektir.” 
 
  Toplam bugüne kadar 99767 ziyaretçi (238273 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=