denizliyatagan
  İNSAN HAKLARI AÇISINDAN AİLE İÇİ ŞİDDET VE ÖNLEME MEKANİZMALARI
 

İNSAN HAKLARI AÇISINDAN AİLE İÇİ ŞİDDET VE ÖNLEME MEKANİZMASI

 

1. İNSAN HAKLARI

 

1.1.  İnsan Hakkı Ne Zaman Başlar ?

1.2.  İnsan Hakkı Ne Zaman Sona Erer ?

1.3.  İnsan Haklarının Tarihi Gelişimi

1.4.  İnsan Hakları Nedir?

1.5.  İnsan Hakları Tanımı

1.6.  İnsan Hakları

1.7.  İnsan Hakları İle İlgili Ulusal Kuruluşlar

1.8.  İl Ve İlçe İnsan Hakları Kurulları

1.9.  Kurulların Görevleri

1.10.        Hangi Gurup İnsanların Hakları Korunmalı / Korunmamalı

1.11.        İnsan Haklarının Korunmasında Mevzuat İle Yapılan Düzenlemeler Yeterlimidir?

1.12.        İnsan Hakları İhlalleri Nasıl Engellenir? İnsan Hakları Nasıl Korunur?

1.13.        Değerlendirme Ve Çeşitleri;

 

2. AİLENİN KORUNMASI

 

2.1. Ailenin Tanımı

2.2. Ailenin Tanımı

2.3. Geleneksel (Geniş) Aile

2.4. Çekirdek (Küçük) Aile

2.5. Modern (Çekirdek) Aile

2.6. Ailenin Temel İşlevleri

2.7. Şiddetin Tanımı

2.8. Şiddet Türleri

2.9. Aile İçi Şiddetle İlgili Görsel Ve Yazılı Basındaki Üçüncü Sayfa Haber Başlıkları

 

 

 

 

 

 

 

3. AİLEİÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİNDE 4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN

 

1.1.  Amaç

1.2.  Kapsamı

1.3.  Aile

1.4.  Genel Kolluk Kuvvetleri

1.5.  Hâkim

1.6.  Şiddet

1.7.  Şiddetin Alanı

1.8.  Hakimden Önlem İstenebilmesi

1.9.  Şikayet Ve İhbar Mercileri

1.10.                   Aile İçi Şiddetin Gerçekleştiği Durumlar

1.11.                   Aynı Çatı Altında Yaşayan Eşlerden Birine Yönelik Şiddet

1.12.                   Evlilik Dışı Veya Eşcinsel Birliktelik

1.13.                   Aynı Çatı Altında Yaşayan Çocuğa Yönelik Şiddet

1.14.                   Mahkemece Ayrılık Kararı Verilen Ve Aynı Çatı Altında Yaşamayan Aile Bireylerinden Birine Yönelik Şiddet

1.15.                   Evli Olmalarına Rağmen Fiilen Ayrı Yaşayan Aile Bireylerinden Birine Yönelik Şiddet

1.16.                   4320 Sayılı Kanunda Konut Kavramı

1.17.                   4320 Sayılı Kanunda Kim / Kimler Şikayete Bulunabilir?

1.18.                   4320 Sayılı Kanuna Göre  Kimler İhbar Yapabilir?

1.19.                   4320 Sayılı Kanuna Göre İhbar Durumunda

1.20.                   4320 Sayılı Kanuna Göre Uygulanacak Tedbirler

1.21.                   Yargılama Usulü Görevli Mahkeme

1.22.                   Yargılama Usulü Yetkili  Mahkeme

1.23.                   Yargılama Usulü Harç Alınmamalıdır

1.24.                   Yargılama Usulü Tedbirlerin Süresi Belirlenmelidir

1.25.                   Yargılama Usulü İhtarda Bulunulmalıdır

1.26.                   Yargılama Usulü  En Kısa Zamanda Verilmelidir

1.27.                   Yargılama Usulü Tedbir Nafakasına Hükmedilmelidir

1.28.                   Yargılama Usulü Temyiz Yolu Kapalıdır

1.29.                   Tedbir Kararının Yerine Getirilmesi

 

4. 4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUNUN UYGULANMASI

 

4.1. Genel Olarak

 

4.2. Hukuk Mahkemelerindeki Genel Uygulama

 

5. SONUÇ

 

 

 

İNSAN HAKLARI AÇISINDAN AİLE İÇİ ŞİDDET VE ÖNLEME MEKANİZMASI

 

İNSAN HAKLARI

 

İNSAN HAKKI NE ZAMAN BAŞLAR ?

 

Gerçek kişiliğin başlangıcı doğum anı olmakla birlikte, medeni kanunumuz madde-28 / ıı’de “çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.” Demek suretiyle hak ehliyetini çocuğun doğumundan önceki bir andan başlatmaktadır.

 

İNSAN HAKKI NE ZAMAN SONA ERER ?

 

Ölüm gerçek kişiliği sona erdiren hukuki bir olaydır. Ölüm ile gerçek kişilik sona erince, ölenin kişilik hakları ve kişiye bağlı hakları da ortadan kalkar; fakat malvarlığı hakları mirasçılarına geçer.

 

İNSAN HAKLARININ TARİHİ GELİŞİMİ

 

Türkiye, birleşmiş milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak insan hakları evrensel bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştur.

 

İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında diğer demokrasilerle aynı değer ve amaçları paylaşan Türkiye, insan hakları standartlarının en yüksek düzeye getirilmesi amacıyla son yıllarda birçok önemli adım atmıştır.

 

İNSAN HAKLARI NEDİR?

 

İnsan hakları, insanın, sadece insan olması nedeniyle elde ettiği, onun tüm yönleriyle kişiliğini ve değerini korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan evrensel ilke ve kurallar bütünüdür.

 

İNSAN HAKLARI TANIMI

 

İnsanlar arasında ırk, din, renk, yaş, cinsiyet ayırımı yapmadan sevgi, saygı, dostluk duygularını geliştirmek, insanın insan olmak haysiyeti ile sahip olması gereken hakların hepsine “ insan hakları” denir.

 

 

İNSAN HAKLARI

 

İnsan hakları, olan haklar değil, olması gereken haklardır. Yazılı hukukun dışındaki ve üstündeki haklardır. İnsan hakları, yer ve zaman sınırlarını, belli bir ülkede ve belli bir aşamada ya da dönemde anayasa ve yasalarla tanınan hakları aşar, yani evrenseldir

 

Haklarını hukuk yoluyla elde eden kişi için, insan hakları talebini öne sürmeye gerek kalmaz. Hukuk kuralları hakları korumuyorsa, kişi için, insan hakları talebini öne sürmekten başka daha üstün, daha etkili bir yol bulunmamaktadır. Bu sebeple insan hakkı iddiası haklar alanındaki son çaredir; bundan daha yüksek bir hak başvurusu yoktur.

İNSAN HAKLARI İLE İLGİLİ ULUSAL KURULUŞLAR

 

1- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

2- İnsan Haklarından Sorumlu Bakan

3- Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı

4) İnsan Hakları Üst Kurulu

5)  İnsan Hakları Danışma Kurulu

6) İnsan Hakları İhlali İddialarını İnceleme Heyeti

7) İl Ve İlçe İnsan Hakları Kurulları

 

İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI

 

İl ve ilçe insan hakları kurulları, toplumda ve kamu görevlilerinde insan hakları bilincini geliştirmek, insan haklarını korumak, ihlal iddialarını incelemek ve araştırmak,  insan hak ve özgürlüklerinin kullanılmasının önündeki engeller ile hak ihlallerine yol açan sosyal, siyasi, hukuki ve idari nedenleri incelemek, araştırmak ve bunların çözümüne ilişkin önerilerde bulunmak üzere kurulmuştur.

 

İl ve ilçe kurulları bünyesinde, en az üç üyeden oluşmak üzere;

 

  1.  Halkla İlişkiler Ve İletişim Faaliyetleri Komisyonu
  2.  İnsan Hakları Eğitimi Ve İnsan Hakları Bilincini Geliştirme Komisyonu
  3. İnsan Hakları İhlallerini Araştırma, İnceleme Ve Değerlendirme Komisyonu

 

KURULLARIN GÖREVLERİ

 

a) İllerde bakanlık, başkanlık, valilik, il masası, il kurulu üyeleri ve ilçe kurulları tarafından il kurulunun gündemine getirilen, ilçelerde de bakanlık, başkanlık, valilik, il kurulu, kaymakamlık, ilçe masası ve ilçe kurulu üyeleri tarafından ilçe kurulu gündemine getirilen konuları değerlendirmek.

b)   İnsan hakları ihlal iddialarını incelemek ve araştırmak.

c)  İnsan haklarının korunması ve insan hak ve özgürlüklerinin kullanılmasının önündeki engeller ile hak ihlallerine yol açan sosyal, siyasi, hukuki ve idari sebepleri incelemek, araştırmak ve bunların çözümüne ilişkin valilik veya kaymakamlık makamına önerilerde bulunmak.

d)  Her türlü ayrımcılığın önlenmesi için gerekli çalışmaları yapmak.

e)  İdarenin uygulamalarında vatandaşlara hoşgörü ve nezaketle yaklaşılmasını sağlamak amacıyla gerekli çalışmaları yapmak.

f)  Her türlü ayrımcılığın önlenmesi için gerekli çalışmaları yapmak.

g) İdarenin uygulamalarında vatandaşlara hoşgörü ve nezaketle yaklaşılmasını sağlamak amacıyla gerekli çalışmaları yapmak.

 

 

HANGİ GURUP İNSANLARIN HAKLARI KORUNMALI / KORUNMAMALI

 

İnsan haklarını, insanın kendisi değil, yasalar, eşit olarak hiçbir ayrım yapmadan koruyacaktır.

 

Belli bir gurubun hakkının korunması değil, kişinin kim olduğuna bakılmak sızın (suçlu bile olsa) her tekil şahsın hakkının korunmasıdır.

İNSAN HAKLARININ KORUNMASINDA MEVZUAT İLE YAPILAN DÜZENLEMELER YETERLİMİDİR?

 

Mesele yasalarda değil  kafalarda halledilmelidir. Dolayısıyla eğitim en önemli etken olmaktadır. Asıl olan sizlerin (yasa uygulayıcıları) düşünce olarak “ben ihlal yapmayacağım” fikrine sahip çıkmasıdır. Bu da ancak ilkokuldan başlayan ve süreklilik gerektiren bir eğitim ile insan haklarının felsefi alt yapısını vatandaşlara anlatmakla olabilecek bir süreçtir.

 

İnsan hakları konusunda avrupa ülkeleri ile ülkemizin mevzuatını karşılaştırıldığında Türkiye’nin mevzuat olarak insan haklarını korumada avrupa ülkelerinin çok önünde olduğu görülmektedir.

 

İhlal oranı olarak biz ülke olarak çok öndeyiz. Buradaki en önemli etken yasaları uygulayacak kişilerin insan hakları konusunda yeterli derecede bilgili olmamaları ve gerçekten bu hakları koruma adına gayretli olmamalarıdır.

 

İNSAN HAKLARI İHLALLERİ NASIL ENGELLENİR? İNSAN HAKLARI NASIL KORUNUR?

 

Dünyanın birçok yerinde ve özellikle ülkemizde yapılan insan hakları ihlallerini incelediğimizde ihlallerin temelinde bir bilgi eksikliğinin olduğunu görebiliyoruz.

 

Ayrıca bilgi olarak yeterli olduğumuz durumlarda dahi değerlendirme yanlışlıklarımızdan dolayı sorunlar oluşabiliyor. 

 

DEĞERLENDİRME VE ÇEŞİTLERİ;

 

İnsan olarak refleksimiz haricindeki bütün eylemlerimizi bir değerlendirme sonucunda yaparız. Dolayısıyla değerlendirmenin nasıl yapıldığı çok önemlidir. 

 

            Üç tür değerlendirme çeşidi vardır.

            1-   Değer Biçme,

            2-   Değer Atfetme,

            3- Bilgiye Dayanan Ve Bilgisel Etkinliklere Dayanan Değerlendirme (Doğru-yanlış değerlendirme),

 

Üç türde yapılan değerlendirmeye bir örnekte gösterirsek; bir şirkete sekreter alınması gerekiyor ve başvuran adayları değerlendirecek üç kişilik bir jüri var;

 

1.Jürinin Değerlendirme Biçimi Değer Biçme; Mini eteğinden dolayı (modern diye ) işe alınmasını teklif ediyor.

2.Jürinin Değerlendirme Biçimi Değer Atfetme; Milletvekilinin telefonu üzerine işe alınmasını teklif ediyor.

3.Jürinin Değerlendirme Biçimi Doğru Değerlendirme; sekreterin eğitim seviyesi, niteliği ve işe uygunluğuna bakıp işe alınmasına karar veriyor.

 

Değerlendirmeye bu açıdan bakarak tekrar insan haklarını korumaya dönersek; Toplum olarak ve özelde birey olarak insan haklarının değerini tam manasıyla öğrenebilirsek koruma adına da en büyük gayreti biz gösteririz.

AİLENİN KORUNMASI

 

Devlet tarafından yürütülen bütün hizmetler önemlidir. Çünkü devlet önemli olmayan işlerle uğraşmaz. Devlet vatandaşların bütün veya bütününe yakını için faydalı olacak işler yürütür.

 

Fakat bazı devlet hizmetleri diğerlerinden çok farklıdır. Bu hizmetler çok iyi olarak yerine getirilirse, insanlar için çok faydalı olurlar. Şayet gereği gibi yapılmazlarsa, bu defa tesirleri çok zararlı ve acı olur.

 

Bunlara devlet olmak için zaruri hizmetler de denir. Bu zaruri ve hassas hizmetlerin yürütülmesinde görevli olan memurların, ellerine emanet edilmiş insanlar üzerindeki yetki ve takdirlerini kötüye kullanmaları halinde, onları engelleyecek fiili bir engel yoktur. İnsanların malları, canları, namusları üzerinde onları perişan edebilecek şekilde davranabilirler.  Sonuçta bu eylemleri yapanlar halk gözünde, hem kurumlarını zedelemekte hem de kendilerinin sonlarını hazırlamaktadır.

 

AİLENİN TANIMI

 

Aile; evlenme, kan ya da evlât edinme bağlarıyla birbirine bağlanmış, aynı evde yaşayan, aynı geliri paylaşan, birbirleri ile devamlı ilişki ve etkileşim altında olan, karı-koca, ana-baba, kız-oğul, kız kardeş-erkek kardeş gibi sosyal ilişkileri olan insanların oluşturduğu bir birliktir. (Sürmeli AĞDEMİR*)

 

 

AİLENİN TANIMI

 

Aile, içinde insan türünün üretildiği, topluma hazırlanma sürecinin ilk ve etkili biçimde cereyan ettiği, cinsel ilişkilerin düzenlendiği, eşler ve ana babalarla çocuklar arasında sıcak, güven verici ilişkilerin kurulduğu, içinde bulunan toplumsal düzene göre ekonomik etkinliklerin az ya da çok yer aldığı bir toplumsal kurumdur..  (Sosyolog Özer OZANKAYA*)

 

 

GELENEKSEL (GENİŞ) AİLE

 

Büyük aile, ikiden fazla kuşağın aile çevresine dahil olması yani büyük baba ve anne ile evli oğullarının ve hanımı ve çocukları ile birlikte bir arada oturması halinde gerçekleşir. (Uçar,2003,s.29)

 

ÇEKİRDEK (KÜÇÜK) AİLE

 

Küçük aile tipi, anne, baba ve henüz evlenmemiş çocuklarından oluşur.  (Uçar,2003,s.29)

 

 

 

 

 

 

MODERN (ÇEKİRDEK) AİLE

 

Sanayileşme süreci aileyi parçalamış, önce onu akraba bağlarından koparmış, sonra az sayıda çocuğa sahip olan bir kadınla bir erkeğe indirgemiştir.

 

Artık aile sadece aynı yerde uyuyan ve aynı yerde yemeğini tüketen insanlardan ibarettir. Aile üretim gücünü, siyasi ve dini işlevlerini kaybetmiş, eğitimle ilgili görevlerini de başka kurumlarla paylaşmaya başlamıştır.      

 

Ona kalan son görev, çocuğu sosyalleştirmek ve büyüklerin psikolojik dengesini sağlamaktır. Akrabalardan uzak olan bu grup, eşlerin birbirlerini özgürce seçmesiyle kurulmuştur. (Uçar,2003,s.38)

 

AİLENİN TEMEL İŞLEVLERİ

 

  1. Neslin Devamı
  2. Toplumsallaştırma İşlevi
  3. Psikolojik İşlev
  4. Ekonomik İşlev

 

ŞİDDETİN TANIMI

 

Medeni hukukta şiddet, bir insanın istemi üzerine, onu geri adım atmaya zorlayacak baskı uygulaması olarak geçer.            (Sezer AYAN… Polat,2001:5*)

 

ŞİDDET TÜRLERİ

 

“…en yaygın şekliyle, eşler arasında, kocanın karısına şiddet uygulaması ve ebeveynlerin çocuklara karşı yönelttikleri şiddet olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Ancak bu yaygın iki şeklin dışında çocukların (özellikle buluğ çağındaki ve yetişkin çocukların) anne/baba ya da büyükanne/büyükbabaya uyguladıkları şiddet ya da kadının kocasına karşı öldürmek dâhil uyguladığı şiddet olarak da (nadir de olsa) görülmektedir” (Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, 1985: .

 

Aile içi şiddetin bir diğer biçimi de çocukların birbirine uyguladıkları şiddettir. (sezer ayan… Polat,2001:5*)

 

Toplum yapısının çekirdeğini oluşturan aile, bireyleri ile birlikte o toplumun korunması, güçlendirilmesi ve refahının arttırılmasında önemli bir yere sahiptir.

 

Dolayısıyla toplumsal ve bireysel boyutta her an karşılaştığımız şiddet olgusunun aile içinde yaşanmasının yol açacağı zararlar, toplumsal yapıyı bu günkü ve gelecekteki boyutuyla önemli oranda etkileyeceğinden dikkatle ve özenle ele alınması ve acil çözümlerin üretilmesi gereken bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Bu durumun önem ve ciddiyeti anlaşılmış olmalı ki, gelişmiş batı ülkelerinde “son 20-30 yıl içinde aile içi şiddet, psikologlar, hukukçular, feministler tarafından üzerine durulan güncel bir konu olmuştur . (Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, 1995: .

 

Ülkemizde ise aile içi şiddetin ivedilikle ele alınması gereken bir sorun alanı olarak görülmesi ve konuya ilişkin çalışmaların yapılması, 1980’lerin sonunda gelişen kadın hareketlerine paralel olmuştur (Yıldırım, 1998: 23).

 

 

 

AİLE İÇİ ŞİDDETLE İLGİLİ GÖRSEL VE YAZILI BASINDAKİ ÜÇÜNCÜ SAYFA HABER BAŞLIKLARI

 

n      Genç Kız Sevgilisiyle Bir Olup Ailesini Katletti

n      Aile Boyu Katliam

n       ‘Chat’ Tazminatı

n      Babayı Çıldırtan İftira

n      Baba Ben Bugün İntihar Edeceğim

n      Ölüm Karyolası

n      Katil Hala Yok Babası Hapiste

n      Polis Eşini Boğup Gömmüş!

n      Kocasını Baltayla Doğradı Kaynar Su İle Haşladı

n      Onları Öldürdüm Gel Çocuğunu Al

n      Dedeye Dayak Kurşunu

n      Kocasını Sevgilisine Öldürttü

n      Evlilik Hediyesi Ölüm Oldu

n      Kayınbiraderini Sopayla Döverek Öldürdü

n      Gelinin Dişlerini Kerpetenle Söktüler

n      Cinnet Geçiren Uzman Çavuş Eşini Öldürdü   

n      11’lik Torun Anneanneyi Bıçakladı

n      Boşandıktan Bir Gün Sonra Delik Deşik Etti

n      Kocasını Balkondan Attı

n      Terk Eden Sevgilisini Dizinden Vurdu

n      Enişteyle Bir Olup Ablalarını Öldürdüler

n      Çocuğa Tecavüz Eden Kadına 15 Yıl

n      Sapık Babadan Kaçıp Toplu Tecavüze Uğradı

n      Vicdansız Bakıcının 7 Yıl Hapsi İstendi

n      Kocasını Dövene Ceza

n      Adliyede Dehşet

n      Annesi Evlenince…

n      Adalete İnanıyorum Hakime Değil’

n      En Büyük Acı

n      ‘Şunu Tut’ Deyip Kaçtı

n      Katili Eski Sevgilisi

n      En Çok Lise Mezunları Boşanıyor

n      Adli Tıp Kurumu’nda İçler Acısı Tablo

n      Shçek İki Çocuğu Koruma Altına Aldı .

 

 

 

 

 

 

 

AİLEİÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİNDE 4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN

 

AMAÇ

 

Aile içinde şiddet uygulayan bireyi, ortak yaşam alanından uzaklaştırarak ve gerekli olan tedbileri uygulamaya koyarak aile içi şiddeti önlemektir. (Gençsan,2008,s.770)

 

KAPSAMI

 

Ailenin korunmasına dair kanun aile içi şiddete maruz kalan eş, çocuk, aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerini ve Mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan ya da evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireyleri ile şiddet uygulayan eş veya diğer aile bireylerini, alınacak tedbirleri, bu tedbirleri almak ve uygulamakla görevli ve yetkili makam ve merciler ile usul hükümlerini kapsar.

 

AİLE

 

Aynı veya ayrı çatı altında yaşayan eş ve çocuk, aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerini ifade eder. (Gençsan,2008,s.770)

 

GENEL KOLLUK KUVVETLERİ

 

         Polis

         Jandarma

 

HÂKİM

 

         Aile Mahkemesi Hakimi

 

         Asliye Hukuk Mahkemesi

 

ŞİDDET

 

Aile bireyine yönelik;

 

         Fiziksel,

         Cinsel,

         Ekonomik,

         Psikolojik

 

Hareketleri ifade eder.

 

Bu hareketlerin şiddet olarak tanımlanabilmesi için, aile bireyinin zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanması muhtemel hareketleri içermesi gereklidir. (Gençsan,2008,s.771)

 

Şiddet kavramı, bu tür haraketlere yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içerebilir.                     

 

ŞİDDETİN ALANI

 

Fiziksel, cinsel, duygusal, görsel, sosyal ve ekonomik her türlü davranışı ifade eden şiddet toplumsal veya özel alanda meydana gelebilir.  (Gençsan,2008,s.771)

 

 

HAKİMDEN ÖNLEM İSTENEBİLMESİ İÇİN;

 

         Korku                         * Güvensizlik

         Endişe                         * Gerginlik

         Baskı                           * Karamsarlık

         Yılgınlık                       * Kızgınlık

 

Meydana getiren her olgu aile içi şiddet unsuru sayılmalıdır.(Gençsan,2008,s.772)

 

ŞİKAYET VE İHBAR MERCİİLERİ;

 

         Genel Kolluk Kuvvetleri

         Cumhuriyet Başsavcılığı

         Aile Mahkemesi

         Asliye Hukuk Mahkemesi (Gençsan,2008,s.772)

 

AİLE İÇİ ŞİDDETİN GERÇEKLEŞTİĞİ DURUMLAR;

 

1- Aynı çatı altında yaşayan eşler arasında

2- Aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireyleri arasında

3- Aynı çatı altında yaşamayan aile bireyleri ve çocuklar arasında      

4- Boşanma veya ayrılık nedeniyle ayrı konutlarda bulunan bireyler arasında

5- Evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireyleri ve çocuklar arasında (Gençsan,2008,s.772)

 

AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAYAN EŞLERDEN BİRİNE YÖNELİK ŞİDDET;

 

Uygulamada aile içi şiddet çoğunlukla aynı çatı altında yaşayan eşler arasında gerçekleşmektedir.

 

Ailenin korunmasına dair kanuna göre tedbir isteminde bulunabilmesi için eşler arasında hukuken geçerli bir evlilik bulunmalıdır. (Gençsan,2008,s.772)

 

 

EVLİLİK DIŞI VEYA EŞCİNSEL BİRLİKTELİK;

 

Evlilik dışı birlikteliklerde ve eşcinsel birlikteliklerde aile mahkemesi hakiminin ailenin korunmasına dair kanuna göre tedbir alabilmesi olanaklı değildir. (Gençsan,2008,s.772)

 

 

 

 

 

AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAYAN ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDET;

 

Ailenin korunmasına dair kanuna göre tedbir isteminde bulunabilmesi için aynı çatı altında yaşayan çocuğun ortak çocuk olması zorunlu değildir. Şiddet uygulayandan doğmayan evlilik öncesi doğan çocuklarda kanun kapsamındadır. (Gençsan,2008,s.772)

 

MAHKEMECE AYRILIK KARARI VERİLEN VE AYNI ÇATI ALTINDA YAŞAMAYAN AİLE BİREYLERİNDEN BİRİNE YÖNELİK ŞİDDET;

 

Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim ayrılığa karar verebilir. Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer. (Gençsan,2008,s.772)

 

EVLİ OLMALARINA RAĞMEN FİİLEN AYRI YAŞAYAN AİLE BİREYLERİNDEN BİRİNE YÖNELİK ŞİDDET;

 

Aile içi şiddete maruz kalan eş bu şiddet nedeniyle çocuğu ile birlikte evinden ayrılarak babaevine gitmesi durumunda dahi, koşulların gerçekleşmesi halinde, 4320 sayılı kanundan faydalanabilir.  (Gençsan,2008,s.772)

 

4320 SAYILI KANUNDA KONUT KAVRAMI

 

         Aile Konutu                 * Baba Evi

         Akraba Evi                  * Arkadaş Evi

         İşyeri                           * Karavan       

         Baraka,                       * Yat,

         Yazlık Ev,                    * Yayla Evi,

         Devre Mülk,                * Dağ Evi,

         Göl Evi                        * Bağ Evi,

         Otel Odası                   * Gemi Odası

vb. barınılan yerler.  (Gençsan,2008,s.772)

 

 

4320 SAYILI KANUNDA KİM / KİMLER ŞİKAYETE BULUNABİLİR?

 

1- Eşlerden biri,

2- Çocuklardan biri,

3- Aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden biri,

4- Mahkemece ayrılık kararı verilen aile bireylerinden birisi,

5- Yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan aile bireylerinden birisi,

6- Evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerinden birisi,  (Gençsan,2008,s.776)

 

Eşler arasındaki yasal evlilik birliği yasal anlamda sonlanmışsa ailenin korunmasına dair kanuna göre şikayet olanağı yoktur. Örneğin, boşanmış olan bir kadın boşandığı kocasına karşı ailenin korunmasına dair kanuna göre tedbir alınmasını istemesi olanaksızdır. (Gençsan,2008,s.776)

 

Anne ve baba boşanmış ya da başka bir sebeple (ölüm, iptal vs) evlilik birliği sonlanmış olsa bile tarafların ortak çocuklarından birinin ailenin korunmasına dair kanuna göre tedbir alınmasını istemesi olanaklıdır.  (Gençsan,2008,s.776)

4320 SAYILI KANUNA GÖRE  KİMLER İHBAR YAPABİLİR

 

1- Şikayette bulunabilecek aile bireyleri,

2- Başka bir şahıs

 

Başka bir şahıs tarafından şikayet ve ihbar mercilerine, olayın yazılı, sözlü veya başka bir şekilde bildirilmesi suretiyle ihbar yapılabilir. Sözlü ihbarlar tutanağa geçirilir. (Gençsan,2008,s.776)

 

4320 SAYILI KANUNA GÖRE İHBAR DURUMUNDA;

 

Cumhuriyet başsavcılığı müracaat üzerine;  evrakın onaylı bir örneği ile aile nüfus kayıt tablosunu İhbar yazısına ekleyerek, ivedilikle aile mahkemesine gönderir. (Gençsan,2008,s.777)

 

4320 SAYILI KANUNA GÖRE UYGULANACAK TEDBİRLER;

 

a) Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,   

b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması,

c) Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,

ç) Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,

d) Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,

e) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması,

f) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.. (Gençsan,2008,s.777

 

YARGILAMA USULÜ GÖREVLİ MAHKEME;

 

Aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya cumhuriyet başsavcılığının bildirmesi üzerine aile mahkemesi hâkimi meselenin mahiyetini göz önünde bulundurarak re'sen aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da birkaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başka tedbirlere de hükmedebilir:.. (Gençsan,2008,s.777)

 

YARGILAMA USULÜ YETKİLİ  MAHKEME;

 

Koruma kararı verilmesi için boşanma davasının varlığı zorunlu değildir. Buna karşılık boşanma davasının görüldüğü şehirden başka bir şehirde oturan eşin 4320 sayılı kanun hükümlerine göre bulunduğu yer aile mahkemesinden tedbir istemesi olanaklıdır. (Gençsan,2008,s.777)

 

YARGILAMA USULÜ HARÇ ALINMAMALIDIR;

 

Açıklanan sebeplerle koruma kararı verilmesi için yapılan başvurular ve ailenin korunmasına dair kanun kapsamındaki kararların infazı için yapılan çocuk tesliminden, nafaka tedbirlerinin uygulanmasına kadar bütün icrai işlemler harca tabi değildir. (Gençsan,2008,s.777)

 

 

YARGILAMA USULÜ TEDBİRLERİN SÜRESİ BELİRLENMELİDİR

 

Hakim tarafından hükmedilecek tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla öngörülen süre altı ayı geçemez. Yeniden verilebilecek tedbir kararı ile yeni altı aylık süre başlatılabilir. (Gençsan,2008,s.777)

 

YARGILAMA USULÜ İHTARDA BULUNULMALIDIR

 

Verilen kararda, hükmedilen tedbire aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hakkında hapis cezasına hükmedileceği konusunda şiddet uygulayan eşe veya diğer aile bireyine ihtarda bulunur. (Gençsan,2008,s.782)

 

YARGILAMA USULÜ  EN KISA ZAMANDA VERİLMELİDİR

 

         Duruşma açılması zorunlu değildir

         Kusur araştırması yapılması zorunlu değildir

         Delilerin toplanması zorunlu değildir

         Adli tatilde de görülebilir   (Gençsan,2008,s.782)

 

YARGILAMA USULÜ TEDBİR NAFAKASINA HÜKMEDİLMELİDİR.

 

Aile mahkemesi hakiminin tedbir nafakasına hükmedebilmesi için herhangi bir talep bulunmasına gerek yoktur.

 

Türk medeni kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması koşuluyla tedbir nafakasına hükmedebilir.   (Gençsan,2008,s.785)

 

YARGILAMA USULÜ TEMYİZ YOLU KAPALIDIR.

 

Ailenin korunmasına dair kanun hükümlerine göre hükmedilen tedbirlere ilişkin kararlar kesin olmakla temyiz yolu kapalıdır.

 

Yargıtay 2. Hukuk dairesinde kanun yolu kapalı kararlara karşı gerçekleşen temyiz istemleri red edilmektedir.   (Gençsan,2008,s.785)

 

TEDBİR KARARININ YERİNE GETİRİLMESİ

 

Koruma kararının bir örneği mahkemece cumhuriyet başsavcılığına iletilir. Bu karar cumhuriyet başsavcılıklarında tutulacak olan koruma kararı defterine kaydedilir.   (Yönetmelik mad. 15.1)

 

Cumhuriyet başsavcılığı kararın uygulanmasını genel kolluk kuvvetleri marifeti ile izler. Tedbir kararı içeriğine göre tarafların bulunduğu yerin bağlı olduğu kolluk kuvvetine işlem yapılmak üzere ivedilikle gönderilir. Cumhuriyet savcılığınca gerektiğinde koruma kararının başvuruda bulunanlar tarafından kolluğa götürülmesine olanak tanınır..   (Yönetmelik mad. 15.2)

 

Kolluğun izleme görevi, koruma kararının verildiği tarihte başlar. Kolluk kuvveti, koruma kararının içeriğine göre ilgililere bildirimde bulunur. Bu bildirim tutanak altına alınır ve karar süresince tedbirlerin yerine getirilip getirilmediği kontrol edilir. .   (Yönetmelik mad. 15.3)

Bu kontrol lehine koruma kararı verilen kişinin:

 

a) Bulunduğu konutun haftada bir kez ziyaret edilmesini,

b) Birinci derece yakınları ile iletişim kurulmasını,

c) Komşularının bilgisine başvurulmasını,

ç) Oturulan yerin muhtarından bilgi alınmasını,

d) Bulunduğu konutun çevresinde araştırma yapılmasını,      

 

içerir. (Yönetmelik mad. 15.3)

 

Cumhuriyet başsavcılığı koruma kararına uymayan eş veya diğer aile bireyleri hakkında sulh ceza mahkemesinde kamu davası açar. . (Yönetmelik mad. 15.5)

 

 

 

 

SONUÇ

 

Birey    Toplum     Kural   Düzen

 

-         Din Kuralları

-         Örf- Adet Kuralları

-         Ahlak Kuralları

-         Görgü Kuralları

-         Hukuk Kuralları

 

Aile İçi Şiddeti Önleme Açısından 4320 Sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Yasaya Bütünsel Olarak Yaklaşıldığında, Yasanın Aile İçi Şiddeti Önlemede Beklenen Toplumsal Yararı Gerçekleştiremediği Görülmüştür. (UÇAR,2003,S197)

 

Yasa, ABD, İngiltere, Yeni Zellanda gibi sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ülkelerde sağladığı toplumsal yararın ülkemizde de geçerli olacağı düşüncesiyle hazırlanmıştır. (UÇAR,2003,S197)

 

Fakat yasa, Türkiye’deki sosyal güvenlikten yoksun, ekonomik özgürlüğünü elde edememiş, sosyo- kültürel seviyesi düşük şiddet mağdurlarına beklenen kadar yarar sağlamamıştır. (uçar,2003,s197)

 

Aile içi şiddetin sadece koca tarafından, kadın ve çocuklara uygulanacağı ve bu ailenin korunması kanunun da kadın ve çocukları korumak amacıyla çıkarıldığı önyargısı mevcuttur.

 

Kimse kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.

 

Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır.

 

Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamını beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da madem ki birlik sarsılmış diyerek boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. .

 

Bu yüzden de uygulamadaki haliyle, kanun sadece yaprak dökümü dizisindeki Ferhunde’yi korur.

 

Bunda karakol, sağlık, savunma ve yargı mensuplarının kendi toplumsal değerleri nedeniyle ya da yasayı henüz yeterince bilmemelerinden kaynaklanan nedenlerle yasayı gerektiği gibi uygulamamalarının da etkisi vardır. 

 

Oysaki böyle bir düzenleme ve uygulama, anayasa ile teminat altına alınan kanun önünde eşitlik maddesine mani olmaktadır.

 

“Yalnızca tek özellik davranışların iyi ya da kötü olarak sınıflandırılmasını sağlar: eğer dünyadaki sevgiyi artırıyorsa iyidir. Eğer insanları birbirinden ayırıyorsa ve aralarında düşmanlık oluşmasına neden oluyorsa kötüdür.” Lev tolstoy

 

 

 
  Toplam bugüne kadar 99767 ziyaretçi (238265 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=